Neon ışıklarının ve acımasızlığın iç içe geçtiği bir dünyada, annesi tarafından küçük yaşta kaderine terk edilen Sam'in hikayesi, onu hem bir hayatta kalma mücadelesine hem de beklenmedik bir kahramanlığa sürükler. Barut Kokteyli izle seçeneğiyle karşımıza çıkan bu yapım, 15 yıl sonra annesinin izinden giden ölümcül bir suikastçının, masum bir çocuğu korumak uğruna tüm sistemi karşısına alışını anlatıyor. Bu, sadece bir aksiyon filmi değil, aynı zamanda bir ihanet, fedakarlık ve beklenmedik bağların örüldüğü bir destan. Sam'in annesi gibi acımasız bir dünyaya adım atması ve bu acımasızlığın en saf haline, yani 8 yaşındaki bir kıza ulaşması, izleyiciyi koltuğuna kilitleyecek bir gerilim vaat ediyor. Barut Kokteyli filmini izlemek, bu karmaşık ve tehlikeli dünyanın içine dalmak demek.
Filmin orijinal adı Gunpowder Milkshake, bu karmaşanın ve beklenmedik lezzetlerin birleştiği tatların bir metaforu adeta. Sam'in annesinin onu terk etmesinden yıllar sonra, kendi seçimleriyle bir suikastçı olarak yükselişi, onu hem tehlikeli bir yola sokuyor hem de bir çıkış kapısı aralamasını sağlıyor. İşte tam da bu noktada, o küçük kızın hayatına girmesiyle her şey değişiyor. Barut Kokteyli türkçe izleyicileri için bu, sadece aksiyon dolu sahneler değil, aynı zamanda derin bir duygusal yolculuk anlamına da geliyor. Acımasız suç örgütleri, beklenmedik müttefikler ve Sam'in kendi geçmişiyle yüzleşmesi, filmin olmazsa olmazları arasında. Hani derler ya, 'ne zaman ki bir şeyden kaçmaya çalışırsın, tam da o zaman onu bulursun', işte Sam'in hikayesi de biraz böyle bir şey. Gunpowder Milkshake, bu prensibi iliklerimize kadar hissettiriyor. Ve itiraf etmeliyim ki, o kargaşanın ortasında Sam'in bir anlığına bile olsa gözlerindeki o tereddütü görmek, filmi bambaşka bir boyuta taşıyor. Acaba bu kargaşadan bir çıkış yolu var mıydı, yoksa Gunpowder Milkshake’in acı tadı kaçınılmaz mıydı?