Karanlık Kız, The Lost Daughter (özgün adı: The Lost Daughter) yani 'Kayıp Kız', Yunan adalarının güneşli güzelliğinin altında gizlenmiş karanlık sırları başarılı bir şekilde sergiliyor. Olivia Colman'ın canlandırdığı Leda'nın, bir edebiyat profesörü olarak yalnızlığını ve geçmişindeki acıları gözler önüne seren performansı büyüleyici. Karanlık Kız izlemek isteyenler, bu filmin sadece bir annelik draması olmadığını, aynı zamanda geçmişin gölgesiyle boğuşmanın ve unutulmuş seçimlerle yüzleşmenin hayli incelikli bir portresini sunduğunu göreceklerdir.
Maggie Gyllenhaal'ın yönetmen koltuğunda oturduğu Karanlık Kız filmini izlemeyi düşünenler için, bu filmin sadece tatil havasıyla dolu bir dram olmadığını söylemeliyim. Gerçekten de The Lost Daughter, yalnızlığı ve anneliğin karmaşıklığını, bir çocuğun kaybolmasıyla tetiklenen beklenmedik bir olay örgüsüyle ustalıkla örüyor. Filmin güçlü kadın karakterleri ve çok katmanlı hikaye anlatımı dikkat çekici. Leda'nın, çocukluk anılarının ve şimdiki zamanın arasında sıkışıp kalmış halini, Dakota Johnson ve Jessie Buckley'nin performanslarıyla birlikte izlemek gerçekten etkileyici. Ve evet, bazı sahneler gerçekten rahatsız edici derecede samimi ve gerçekçi… (özellikle de o plaj sahnesi!).
Karanlık Kız türkçe izle seçeneğiyle de erişilebilen Karanlık Kız, izleyiciyi Leda'nın geçmişindeki travmatik olaylara götürüyor ve onu büyük bir empatiyle anlamamızı sağlıyor. The Lost Daughter, sadece bir aile draması değil, aynı zamanda kadınların hayatlarındaki seçimler ve fedakarlıklar üzerine derinlemesine bir meditasyon. Bu filmdeki bazı sahneler aklımdan çıkmıyor, özellikle Leda’nın geçmişteki hatalarını kabullenme mücadelesi. Acaba Leda gerçekten de çocuğu kurtarmak için mi çabalıyor, yoksa kendi iç çatışmalarını mı çözmeye çalışıyor? Bu sorunun cevabını ise izleyicinin kendisinin bulması gerekiyor.