Küçük Bir Beyaz Yalan, Özcan Deniz'in performansıyla dikkat çeken, beklenmedik bir komedi draması. New York'ta sıradan bir tamirci olan kahramanımız, tesadüf eseri ünlü ve münzevi bir yazar olarak yanlış anlaşılıyor ve bir üniversitenin açılış konuşmasını yapması isteniyor. A Little White Lie'ın bu ilginç çıkış noktasından yola çıkarak gelişen olaylar zinciri, hem komik hem de düşündürücü anlarla dolu. Küçük Bir Beyaz Yalan izlemek isteyenler için, filmin sürprizlerle dolu yapısı büyük bir keyif sunuyor. 1997'de 'Yalan mı' albümü ve dizisiyle kariyerine yeni bir soluk getiren Özcan Deniz'in bu roldeki başarısı takdire şayan; gerçekten de rolüne çok yakışmış.
Küçük Bir Beyaz Yalan filmini izlemek için sabırsızlananlar için söyleyebilirim ki, film; kimliğin, başarı algısının ve beklentilerin altını çizen ince bir mizahla örülmüş. Yanlış kimlik komedisinin klişelerini başarıyla alt üst eden Küçük Bir Beyaz Yalan (A Little White Lie), kahramanımızın kendini bu yeni duruma adapte etme çabalarını ve bu yalanın hayatını nasıl değiştirdiğini görsel olarak oldukça etkileyici bir şekilde sergiliyor. Filmdeki diyaloglar oldukça akıcı ve doğal, bu da izleyiciyi hikayeye kolayca kaptırıyor. Acaba Özcan Deniz bu rol için ne kadar hazırlık yapmıştır, diye merak ettim açıkçası.
Filmdeki bazı sahneler gerçekten unutulmaz. Özellikle kahramanımızın yanlışlıkla ünlü yazar olarak tanıtıldığı an ve sonrasında yaşadığı komik karışıklıklar, seyirciyi kahkahadan kahkahaya sürüklüyor. A Little White Lie (Küçük Bir Beyaz Yalan), özgün ve sürükleyici senaryosu ile akılda kalıcı bir iz bırakıyor. Küçük Bir Beyaz Yalan türkçe izle seçeneğiyle de ulaşabileceğiniz film, küçük bir beyaz yalanın hayatları nasıl altüst edebileceğini göstermesi açısından dikkate değer bir yapım. A Little White Lie'ın final sahnesi ise büyük bir soruyu akıllarda bırakıyor: peki ya kahramanımız bu yalanı ne kadar süre daha sürdürebilecek?