1961 Londra'sında geçen ve hem tarihi bir olaya hem de insan ruhunun inceliklerine odaklanan Wellington Dükü, sıradan bir adamın nasıl bir efsaneye dönüştüğünü gözler önüne seriyor. 60 yaşındaki taksi şoförü Kempton Bunton'un, Ulusal Galeri'den Goya'nın ünlü Wellington Dükü Portresi'ni çalma cüretkarlığı, sinema tarihinde bir ilk. Bu inanılmaz olayı hala merak edenler için Wellington Dükü izle veya Wellington Dükü filmini izle aramalarıyla bu eşsiz hikayeye ulaşmak mümkün. Kempton'un fidye notlarındaki o akıl almaz isteği ise ortalığı iyice karıştırır: Yaşlılara ücretsiz televizyon hakkı! Bu basit ama devrimci talep, filmin temelini oluşturuyor. The Duke olarak da bilinen yapım, sadece bir sanat hırsızlığı hikayesi değil; aynı zamanda bir babanın adalet arayışının ve dünyayı biraz daha iyi bir yer yapma çabasının da öyküsü.
Ve işte orada başlıyor Kempton'un yalanlar ve gerçekler arasındaki dansı. 50 yıl sonra gün yüzüne çıkan bu hikaye, Wellington Dükü türkçe izle seçenekleriyle izleyicileri büyülemeye devam ediyor. 'The Duke' (yani Goya'nın tablosu değil, Kempton'un kendisi!), öyle sıradan bir hırsız değilmiş meğer. Kempton'un kurduğu karmaşık ağın ardında, eşini yeniden kazanma ve evliliğini kurtarma gibi daha kişisel ve derin motivasyonlar da yatıyor. Bu, sadece bir tablo çalmak değil, aynı zamanda bir hayatı yeniden inşa etme çabası. Kim derdi ki, Birleşik Krallık'ın soyluluk unvanından ismini alan o tabloyu çalan adam, kendi hayatının da bir yönetmeni olacaktı? Her şey bir yana, bu film bana şunu düşündürdü: Acaba biz de kendi hayatımızda böyle beklenmedik kahramanlıklar yapabilir miyiz? Ya da belki de Kempton'un yaptığı gibi, küçük bir iyilik peşinde koşan bir 'The Duke' olabilir miyiz? İzlemekten asla pişman olmayacağınız, hem güldüren hem de düşündüren bir yapım.